Özel’den Erdoğan’a emekli zammı tepkisi: 5’li çeteye parayı buluyorsun

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Beykoz Belediye Başkan Adayı Alaattin Köseler ile Beykoz’da halk buluşmasına katıldı.

Özel, 2019 iptal edilen İstanbul seçimlerini iptal ederek “Küçük farkı bile önce hazmedemediler. Hilelerle seçimi elimizden almak istediler. Sonra ‘hadi bir daha’ dediler. İstanbul'un iradesine el konulmak istediğini görenler ne yaptı? ‘Haziran’da Osmanlı tokadı vuracağız’ diyenlere demokrasi tokadını bir vurdu. Akılları başlarına geldi” dedi.


“İHANET PROJESİNİ EKREM BAŞKANIMIZ DURDURDU”

“Ekrem Başkan, İBB Başkanı olduğundan beri İstanbul'un üstünde bir helikopterin içinde Tayyip Bey gezemiyor” diyen Özel şöyle devam etti:

* "Gezip de yanındaki İBB Başkanı'na ‘Bu arsa kimindi? Bizim efendim. Katarlılara verdim. Bu arsa kimindi? İBB'nin efendim. Ben bunu Birleşik Arap Emirlikleri'ne söz verdim. Ya arsa kalmadı mı? Kalmadı efendim. O zaman bir kanal daha açalım. Etrafını Katarlılara satalım.’ Bunların hepsi bitti.

* Şimdi Murat Kurum'a soruyorlar; ‘Kanal İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Baktı ki Ekrem Başkanın sloganını İstanbul benimsemiş, ‘Ya kanal ya İstanbul’ demiş. Diyor ki ‘İstanbul'un sorunlarını konuşalım. Bunu niye gündeme getiriyorsun. Neden Kanal İstanbul konuşalım’. Kardeşim Kanal İstanbul’u sen söyledin. Senin reisin söyledi. Recep Tayyip Erdoğan söyledi. Bu ihanet projesini de işte Ekrem Başkanımız durdurdu.

* Eğer 5 yıl önce Ekrem Başkan değil de o zamanki Tayyip Bey'in adayı Binali Bey olaydı, kalan bütün arsalar kalan gitmişti. İstanbul'un boğazına hançer girmişti. Kanal İstanbul'u yapmışlardı. Her tarafını da Katarlılara satmışlardı. İstanbullu Ekrem Başkan'a oy vererek, Beykozlu Alaattin Köseler'e oy vererek sadece kimin belediye başkanı olacağına karar vermeyecek. Beykoz'un ve İstanbul'un yeniden ihanete uğramasını engel olacak, izin vermeyecek."


“94 RUHU İSTANBUL’A İHANETİN BAŞLANGIÇ GÜNÜDÜR”

Özel, “Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 94’te kazanmış ya, ’94 ruhuyla’ diyorlar. Kardeşim, 94 ruhu dediğin nedir? Ankara'da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günde itibaren İstanbul'a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum. Tayyip Bey diyor. Diyor ki ‘Biz yatay mimari yapamadık. Dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul'a hançerleri sapladık. Ve burada benim de suçum var. ‘ Doğru söylüyor. Rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul'da kaç gökdelen vardı? 4. O giderken kaç vardı; tam 247. İstanbul'a 247 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul'a vereceği hiçbir şey yoktur. Uzak dursunlar. Gölge etmesinler yeter” dedi.

CUMHURBAŞKANI'NA TEPKİ: ÖNCELİĞİN 5’Lİ ÇETELER

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile emekli maaşlarıyla ilgili yaşadığı polemiğe atıf yapan Özel şunları söyledi:

* "Tayyip Bey'le aramızda son günlerde büyük bir gerilim var. Bana diyor ki ‘birisi emeklileri tahrik ediyor’ diyor. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Dün TÜRK-İŞ açıkladı. Açlık sınırı 16 bin 200 lira. Türkiye'de neredeyse bütün emekliler açlık sınırının altında kalıyorlar. Bana diyor ki; ‘Emeklileri tahrik etme. Eğer emeklilere senin dediğini verirsem çalışanlara maaş ödeyemem.’ Vallahi de yalan, billahi de yalan. Sen 5’li çeteye parayı buluyorsun. Saray müteahhidine parayı buluyorsun. Zenginlerin vergilerini ertelemeye parayı buluyorsun. Bir tek emekliye gelince ‘param yok’diyorsun. Siyaset öncelik belirleme işidir. Senin önceliğin 5’li çeteler benim önceliğim emekliler. Senin önceliğin, birilerini zengin etmek bizim önceliğimiz birilerinin yoksulluğunu gidermek. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları bir Nisan'dan itibaren yoksulluğu yönetmek için değil yoksulluğu yok etmek için göreve gelecek.”


BABA OCAĞI ÇAĞRISI

Özel “ Beykoz'dan bir çağrım olacak” diyerek şunları kaydetti:

* "O çağrım Beykoz'daki, CHP dışındaki partilere geçmişte oy vermiş olanlara, siyaset yapmış olanlara. Geçmişte gönlü orada olup da şimdi içi buruk olanlara. biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Bu partiye baba ocağı diyoruz. Öyle ya herkes baba ocağına doğar, ana kucağına doğar. Büyür bir noktaya gelir. Kimi büyüğüne gider yerleşir. Kimi daha küçüğüne razı olur. Kimi uzakta oturur, kimi yakında oturur. Ama herkes bilir ki; bir gün başım sıkışırsa, bir gün dara düşersem baba ocağının çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Başı sıkılanın geleceği yer baba ocağıdır. Kim gelmek istiyorsa baba ocağının kapısı ardına kadar açıktır. Yeri evin başköşesidir. Kapının önüne geçip de gelene niye geldin demeyiz. Nereden geldin demeyiz. Çünkü sorarsa ‘kardeşim tapusu kimdedir’ diye baba ocağının tapusu Özgür Özel’de değildir. Kemal Bey'de de yoktu. Ne rahmetli Ecevit'teydi, ne rahmetli İsmet Paşa'da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

* Madem ki bu memleketin yüzde 95’i Atatürkçüdür, madem ki Beykozlu; AK Partililere, MHP'lilere sorduğunda da ‘Atatürk'ü seviyorum, vatanımı kurtaran, milletimi özgürleştiren ezanımın okunmasına, dinimin yaşanmasına izin veren ulu önderdir’ diyorsa, Atatürk'ün baba evinin kapısı, hepsine açıktır. Buyursunlar gelsinler. Ve şimdi tam 100 yıl sonra bir kez daha cumhuriyetin bir kez daha kurtulmasına demokrasinin bir kez daha kurulmasına, fakirin fukaranın, garibin, gurebanın yeniden kollanmasına, bu memleketin bir kez daha güçlü bir Türkiye olmasına ihtiyaç var. Onun için bu seçimlerde AK Parti'yle MHP'nin Cumhur İttifakı'na karşı bir büyük ittifaka ihtiyaç var. Biz oradayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak İstanbul'da İstanbul ittifakının içindeyiz. Türkiye'de Türkiye ittifakının içindeyiz. Türkiye ittifakının içinde elbette sosyal demokratlar var. Ancak yetmez. Ayrıca milliyetçi demokratlar var, iyi insanlar var. Muhafazakar demokratlar var. Hepimiz gibi inançlı insanlar var. Ve hiç ayrım yapmadan Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, göçmeni hep beraber bütün demokratları İstanbul'da İstanbul ittifakına. Türkiye'de Türkiye ittifakına davet ediyoruz."


İMAMOĞLU: GİZLİ GİZLİ İHALE YAPIYORLAR

İmamoğlu da konuşmasında İstanbul'un muhafızlığını yapmanın en önemli sorumlulukları olduğunu vurgulayarak “İstanbul bunların eline düşerse Allah bu memleketi, bu şehri korusun. Huylu huyundan vazgeçer mi? Vazgeçmez. Bunlara mikrofon uzatılıyor. Ne diyorlar? ‘Milletin gündeminde olmayan bizim gündemimizde olmaz.’ Ne için diyorlar? Kanal İstanbul için diyorlar. Ama bunlar gizli gizli ihale yapıp bir yandan Kanal İstanbul'da yol yürümeye çalışıyorlar. Bunlar gizli kapaklı ihaleler yapmaya devam etsinler. Ama bu millet gizli kapaklı değil açık açık bunlara demokrasi dersini 31 Mart'ta demokrasi şamarı gibi vuracak yüzüne” dedi.

“1000 KERE ALDATIP BİR KEZ SEÇİM KAZANMAK İSTERLER”

İmamoğlu, 'Liyakat partizanlığı yensin' diye çalıştıklarını vurgulayan İmamoğlu, bunun için kent lokantaları, kreşler açtıklarını, Kanal İstanbul gibi bir felaketin bu şehrin başına gelmemesi için çalıştıklarını söyledi. İmamoğlu “İnsanları bir kez bile aldatacağıma 10 tane, 100 tane seçim kaybederim kardeşim. Ama bunlar insanları 1000 kere aldatıp, bir kez seçim kazanmak isterler. Her türlü kılığa girerler. Her türlü kötülüğü yapmaya gayret ederler. Yalanı, dolanı, iftirayı işin içine katarlar. Ama bu millet aldanmaz kardeşim. Bu millet aldanmayacak” diye konuştu.


"130 DOLAR NERE, 6 DOLAR NERE?”

“Beka meselesi sayılacak çok sorunu var ülkenin” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

* "Ekonomik sorunu var; doğru mu? Enflasyon almış başını gidiyor; doğru mu? Emeklilerimiz çok sıkıntıda; doğru mu? ‘Aç’ diyor. Aç, haklı. Biz, Kent Lokantasını bu şehrin her noktasını açacaktık zaten. Devam ediyoruz. Ama artık Kent Lokantası, vallahi billahi insanlarımızın açlığını ya da bir lokantaya gidemeyişini, bir öğle yemeği yiyemeyişini bile karşılaması noktasında önemli bir proje oldu. Beykoz'a da Kent Lokantası geliyor. Hiç merak etmeyin. Bakın; hayat pahalılığı… En büyük paramız 200 lira değil mi? 200 lirayı, 14 sene önce bu hükümet çıkardı. 14 sene önce 200 lira, 130 dolar yapıyordu. Dün akşam arkadaşlarım, raporunu çıkarttılar. Şu anda 6,5 dolar yapıyor. Öğlene doğru arkadaşım beni aradı, ‘Başkanım, belki de bugün 6 dolara düşecek’ dedi. 130 dolar nere, 6 dolar nere? Hani bunu diyordu ya ‘Nereden nereye.’ Nereden nereye!

“200 LİRA İLK ÇIKTIĞINDA, 500 EKMEK ALIYORDU”

* Bakın bir gerçek daha söyleyeyim size. Değer kaybı, yüzde 1200’den fazla. Bakın en güçlü değer kaybını söylüyorum size. 200 lira ilk çıktığında, 500 ekmek alıyordu. Doğru mu? Şu anda 50 ekmek alabiliyor, 50 ekmek. 500 ekmek… 50 ekmek… 200 lira, 41 kilo tavuk alıyordu. Şimdi 1,5 kilo tavuk alamıyor. Belki de 1 kilo. İşte biz bu yüzden, İstanbul'da sosyal yardımları 6 kat arttırdık. Diyorlardı ya, ‘Yardımları bunlar gelince keserler. Biz 6 katına çıkarttık. Anne Kart’ı biz çıkarttık. Halk Süt’ü biz dağıttık. Anne Kart, tam 650 bin annenin cebinde var. Helali hoş olsun. Onlar annelerimizin hakkı. Kreşlerimizi açtık. Onun için yeni dönemde bu tür yardımlarımızı ve desteklerimizi arttırmaya devam edeceğiz. Bakın 100 bin öğrenciye üniversite bursu verdik. Şimdi bu Eylül ayından itibaren, 100 bin öğrenciye tam 15’er bin lira burs vereceğiz. Yeni dönemde öğrenci yurt sayımızı, tam 15 bin kişi kapasiteye biz çıkaracağız.”